• 26 Şubat 2026 14:18

Güncel Haberler

Güncel Haberler

Geleceğin şehirleri karma kullanım projeleriyle şekilleniyor

Byadmin

Şub 26, 2026

Kent nüfusunun hızla artması, yaşam sürelerinin uzaması ve şehirlerin büyümesi, mevcut altyapı ve ulaşım sistemleri üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor. Özellikle büyük şehirlerde trafik yoğunluğu ve buna bağlı zaman kaybı, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel sorunların başında geliyor. Karma kullanım projeleri; yaşam, çalışma ve sosyal alanları bir araya getirerek kent içi ulaşım ihtiyacını azaltmayı hedefliyor. Doğru planlanan bu projeler, yalnızca mimari bir çözüm sunmakla kalmıyor aynı zamanda sosyolojik ve ekonomik açıdan da dönüşüm potansiyeli taşıyor.

PARÇALI KENT MODELİNDEN ENTEGRE YAŞAMA

Konut, ofis ve sosyal alanların birbirinden kopuk şekilde konumlandığı geleneksel şehir modeli, her gün milyonlarca insanı aynı saatlerde yollara çıkararak yoğunluğu artırıyor. Buna karşılık karma kullanım projeleri; yaşam, çalışma ve sosyal alanları entegre ederek zorunlu yolculuk mesafelerini kısaltıyor. Araç kullanımının azalması, toplu taşımanın daha verimli hale gelmesi, yaya hareketliliğinin artması ve karbon emisyonunun düşmesi bu modelin avantajları arasında yer alıyor. Tek fonksiyonlu bölgelerin günün belirli saatlerinde boş kalmasına karşın, bu projeler gün boyu yaşayan bir kent dokusu oluşturarak ekonomik sürekliliği ve kamusal güvenliği destekliyor.

İklim krizi, trafik yoğunluğu ve sosyal kopukluk gibi küresel sorunların etkisiyle karma kullanım projeleri, artık bir trend değil, sürdürülebilir şehirler için stratejik bir gereklilik olarak öne çıkıyor.

‘MESELE ULAŞIM DEĞİL, PLANLAMA MESELESİ’

Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Studio Kurucusu Filiz Cingi Yurdakul, karma kullanım projelerinin kentler için zorunluluk haline geldiğini belirterek, “Bugün trafik sorununu hâlâ yeni yollar yaparak çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa mesele ulaşım değil, planlama meselesi. Konutu bir yere, ofisi başka bir yere, sosyal yaşam alanlarını ise tamamen farklı bir bölgeye konumlandırdığımızda insanları her gün yollara çıkmaya mecbur bırakıyoruz. Bu da zaman kaybını, karbon emisyonunu ve yaşam kalitesi düşüşünü beraberinde getiriyor. Karma kullanım projeleri bu parçalanmış yapıyı bir araya getiriyor. İnsanların çalıştığı, yaşadığı ve sosyalleştiği alanları entegre ettiğinizde zorunlu hareket azalıyor, kent içi mesafeler kısalıyor ve şehir nefes almaya başlıyor” dedi.

Yurdakul, projelerini tasarlarken yalnızca bina değil, bir yaşam senaryosu kurguladıklarını ifade ederek, sabah ofise giden biriyle akşam spor alanını kullanan bir gencin aynı mikro-ekosistemin parçası olduğunu vurguladı. Geleceğin şehirlerinin daha fazla asfaltla değil, yaşamı bir araya getiren ve sürdürülebilirliği merkeze alan bütüncül bir planlama anlayışıyla şekilleneceği öngörülüyor.

avcılar escort güneşli escort esenyurt escort beylikduzu escort silivri escort şirinevler escort istanbul escort kayaşehir escort halkalı escort merter escort küçükçekmece escort mecidiyeköy escort şişli escort ankara escort antalya escort izmir escort kayseri escort muğla escort kocaeli escort tekirdağ escort maltepe escort dubai vize istanbul escort anadolu yakası escort